Metin, 2026 yılında B2B etkinliklerinde yapay zekanın (YZ) güven ve kişiselleştirmeyi nasıl şekillendireceğini ele alıyor. YZ’nin, veri odaklı içgörülerle daha kişisel deneyimler sunarak etkinliklerin önemini artırabileceği belirtiliyor. Ancak, YZ’nin sınırlamaları ve riskleri de vurgulanıyor; özellikle YZ’nin, markalar ve müşteriler arasında büyüyen bir güven açığına neden olduğu ifade ediliyor. Müşteriler, YZ tarafından üretilen içerikleri daha iyi ayırt edebiliyor ve dikkatsiz YZ kullanımı müşteri sadakatini azaltabilir.
Makale, pazarlamacılar için önemli olan birkaç trendi öne çıkarıyor. Öncelikle, otantik bağlantıların yapay olanlardan daha değerli olduğu vurgulanıyor. Genç nesillerin dijital yorgunluk yaşadığı ve kişiselleştirilmiş, samimi deneyimlere ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. YZ, katılımcıların deneyimlerini kişiselleştirerek otantik bağlantılar kurmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, veri silolarının yıkılması gerektiği, çünkü YZ’nin ilk elden müşteri verileriyle daha etkili çalıştığı ifade ediliyor. Etkinlikler, bu tür verilerin zengin bir kaynağı olarak görülüyor.
Güven açığını kapatmak için şeffaflık önemli. YZ’nin nasıl kullanıldığını açıkça iletmek ve insan yargısının rolünü vurgulamak, güveni artırabilir. 2026’da, YZ’yi stratejik bir yetenek olarak gören ve onu sadece bir araç olarak değil, daha akıllı deneyimler sunmak için bir strateji olarak benimseyen ekipler fark yaratacak. Pazarlamacılar, bu değişimi benimseyerek rekabet avantajı elde edebilirler.
Kaynak: https://www.marketingprofs.com/articles/2026/54276/ai-b2b-event-marketing-trust-personalization-2026